• Telefon : +90 216 599 06 26
  • Email : info@hekim.av.tr

Sıkça Sorulan Sorular

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu madde 35 üçüncü fıkrası, taraf ehliyeti olan herkesin kendi davasını takip edebileceğini düzenlemiştir. Bu hükümden açıkça anlaşıldığı üzere tarafların avukat ile temsil edilmesi gibi bir zorunluluk Türk Hukuku’nda bulunmamaktadır. Taraflar kendilerini mahkemelerde her türlü sıfatla (borçlu, alacaklı, sanık, katılan vb.) temsil edebilmektedir.

Diğer bir taraftan Türk Hukuku’nda bazı hallerde tarafların avukat ile temsil edilmesi zorunlu kılınmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesine göre, 18 yaşından küçük olan, sağır veya dilsiz olan veya kendisini savunamayacak derecede malul olan şüpheli ve sanıklar ve ceza alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda bu kişilerin istemleri aranmaksızın kendilerine bir avukat atanır. 

Şirketler Hukuku alanında olan diğer bir hal ise, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi 3. fıkrasında belirtildiği üzere Türk Ticaret Kanunu’nun 272. Maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflerinin sözleşmeli olarak avukat bulundurması zorunluluğudur. Buna göre Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesinde düzenlenen 50.000 TL asgari sermayenin beş katına tekabül eden 250.000 TL ve bu tutarın üzerinde sermayesi bulunan şirketler açısından avukat bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır. 

Tüm bu bilgiler ışığında, mevzuatın zorunlu kıldığı haller haricinde kişilerin avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak her bir yasal süreç kendi içinde hukuki bir uzmanlık gerektirdiğinden ileride oluşması muhtemel maddi ve manevi hak kayıplarının önüne geçebilmek adına kişilere içerisinde bulundukları hukuki süreçleri bir avukat ile birlikte yürütmeleri ve tarafı oldukları uyuşmazlık konusunda hukuki danışmanlık almaları tavsiye edilir. 

Serbest meslek faaliyeti olan avukatlık mesleği, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65. maddesi kapsamına girmektedir. Buna göre; 

 “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”

 Bu kapsamda, Avukatlık Kanunu madde 164 ve devamında düzenlenen avukatlık ücreti, avukatın mesleki bilgi, uzmanlığı ve tecrübeleri ışığında müvekkillerine sağlamış olduğu hukuki danışmanlık, hukuki yardım ve diğer hukuki hizmetlerin karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. 

 Avukatlık ücreti, avukat ve müvekkil arasında avukatlık sözleşmesi yapılarak belirlenebilmektedir. Avukat ve müvekkil arasında vekalet ücreti hususunda bir anlaşma olmaması veya ücretin belirsiz olması halinde ise, ücret her yıl yenilenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen miktarlar üzerinden belirlenecektir. Unutulmamalıdır ki avukatlık ücreti avukata emeği karşılığında verilen ücretten ibaret olup, hiçbir dava ve harç masrafı, konaklama vb. ek giderler avukatlık ücreti kapsamına girmemektedir. 

 Avukata hizmetleri karşılığında ücret ödenmesi yasal bir zorunluluk olup, bu ücret belirli sınırlamalara tabidir. Şöyle ki, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde hukuki iş ve işlemler için belirlenmiş olan meblağların altında belirlenen bir vekalet ücreti sözleşmesi yapılması yasaktır. Ücretsiz dava alınması halinde ise, bu durum baro yönetim kuruluna bildirilir. Bununla birlikte, avukat ve müvekkil arasında belirlenmiş bir ücret söz konusu ise, bu ücretin dava yahut hükmolunacak şeyin değerinin %25’ini aşan bir miktar olarak belirlenmesi de aynı şekilde yasaklanmıştır. 

2023 yılı Avukat - Vekileden Arasındaki Tavsiye Niteliğindeki En Az Ücret Çizelgesi için tıklayınız.

Hekim Hukuk, yerli ve yabancı gerçek veya tüzel kişi müvekkillerine en etkin hukuki danışmanlık hizmeti sunabilmek adına birebir, etkin ve süratli çalışma disiplinine sahip bir hukuk bürosudur. Bu bağlamda telefon veya e-posta aracılığıyla sorulan sorular bakımından her ne kadar hukuki mütalaa gerektirmeyen konularda genel bir bilgi verebilsek de kapsamlı hukuki danışmanlık hizmetlerimiz aylık olarak belirlenen sabit avukatlık ücreti veya saatlik ücret karşılığında sağlanmaktadır.  Aylık olarak danışmanlık hizmeti verdiğimiz müvekkillerimizin sordukları sorular bakımından büromuz tarafından ek bir ücret talep edilmemektedir. 

Hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi alabilmek için sitemizde yer alan iletişim formunu doldurabilir, e-posta atabilir veya telefon ile bizlere ulaşabilirsiniz. 

Gerek uluslararası sözleşmeler gerek Türk mevzuatı gerekse Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları mucibince avukatların sır saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Hekim Hukuk olarak avukatlık mesleğinin en önemli ilkelerinden olan sır saklama yükümlülüğünü sadece müvekkillerimiz için değil, hizmetlerimiz kapsamında yapılan her görüşme için daimî olarak benimsemekte, taahhüt etmekte ve sorumluluğunu üstlenmekteyiz. 

Vekâletname, gerçek veya tüzel kişilerin belirli konularda adlarına işlem yapabilmeleri için başka bir kimseyi belirli bir süre için veya süresiz olarak yetkili kıldıklarını gösterir resmî belgedir. Vekaletname işlemleri Türkiye’deki noterlerden yapılabileceği gibi, yurtdışında yaşayan kişiler Türk Konsoloslukları/Büyükelçiliklerinden vekaletname çıkarabilmektedirler. 

Vekaletname çıkarmak isteyen kişi gerçek kişiyse kimliği, ehliyeti veya pasaportu ile notere (yurtdışında ise Konsolosluk/Büyükelçilik) başvurarak vekaletname çıkarabilmektedir. Ancak boşanma davası, mirasın reddi gibi özel haller için kişilerin kimlik belgesi ile birlikte 2 adet fotoğraf sunması ve vekaletnameye özel yetki kuralının eklenmesi gerekir. Tüzel kişilerin vekaletname çıkarabilmesi için ise imza sirküleri, yetki belgesi ve kaşe ile birlikte notere başvurmaları gerekecektir. 

Bir şahsa vekalet veren kişinin verdiği yetkileri kısmen veya tamamen geri alabilmesi için notere başvurarak azil işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Vekaletname avukat için hazırlanmışsa ve bu vekaletnamenin iptali için bir azilname düzenlenmişse, azilnamenin noterde düzenlendiği tarihten itibaren avukatın vekillik görevi son bulmuş olur ve avukat bu süreden itibaren müvekkili lehine veya aleyhine hiçbir iş ve işlem yapamaz. Ancak vekillik görevi sona ermişse de müvekkilinin mağduriyetine yol açabilecek, acil ve süre sınırı olan işlemler bakımından avukatın müvekkilini mağdur etmeme sorumluluğu devam etmektedir.

Unutulmamalıdır ki, avukatın haksız yere yetkilerinden azli, vekalet ilişkisinin işin tamamlanmasından önce sona ermesine rağmen avukatın ücretinin tamamına hak kazanması sonucunu doğurur. Ancak, avukatın işi gereken özenle takip etmemesi, müvekkili menfaatine aykırı olarak hareket etmesi ve benzeri haklı nedenlerin varlığı halinde söz konusu azil haklı bir sebebe dayanmış olacağından avukata ücretinin tamamı ödenmeyecektir.

Dava açmadan önce şu aşağıdaki hususlara dikkat edilmesinde fayda vardır: 

 

−Eğer açacağınız davayı avukatınız takip edecekse söz konusu uyuşmazlık konusunda avukatınızın yeterli bilgi ve donanıma sahip olduğundan emin olunuz. Davayı herhangi bir avukat yardımı olmaksızın takip edecekseniz ise bunun için yeterli bilgiye sahip olup olmadığınızın muhakemesini yapmanız faydalı olacaktır.

−Uyuşmazlık sürecini avukatınız ile yürütecekseniz öncelikle izleyeceğiniz rotayı, yani başvuracağınız hukuki yolları, bunların alternatiflerinin neler olabileceğini ve gerçekleşmesi muhtemel risklerin neler olabileceği konusunda avukatınızdan sizi en etkin ve kapsamlı bir şekilde aydınlatmasını isteyiniz. 

−Açacağınız davanın size maliyetinin ne olacağı, davayı kaybetmeniz halinde üzerinizde doğacak yükümlülükler hakkında bilgilendirilmeniz gerekir. 

Dava dilekçesinde, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 119 uyarınca aşağıdaki hususlar bulunmalıdır:

1.Mahkemenin adı

2.Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri

3.Davacının T.C. kimlik numarası

4.Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri

5.Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri

6.Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri

7.İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği

8.Dayanılan hukuki sebepler

9.Açık bir şekilde talep sonucu

10.Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası

 

Dilekçede,

 

-Mahkeme adının

-Dava konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin, 

-Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin

-İddia edilen vakıaların hangi delillerle ispat edileceği ve,

-Dayanılan hukuki sebeplerin

 

eksik olması halinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.

Dava dilekçesi hazırlama hukuki bilgi, beceri ve uzmanlık gerektirdiğinden olası mağduriyetlerin önlenmesi adına bir avukata danışılmasını ve hukuki danışmanlık hizmeti alınmasını tavsiye ederiz.

Avukatlık ücretinin yanında yapılacak masraflar olarak, dava açıldığında açılan davanın türüne göre değişen dava harcı ile her yıl Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı tarifede belirlenen listede yer alan ve tebligat, bilirkişi ve tanıklık ücretlerini kapsayan gider avansı bulunmaktadır. Bu masraflar davanın kazanılması halinde karşı taraftan talep edilebilecektir.

Bir davanın ne kadar süreceği konusu başta davanın hangi mahkemede görüldüğüne göre sonrasında ise davanın görüldüğü mahkemenin iş yoğunluğu, hâkimin yargılama süresine verdiği önem, bilirkişi raporunun hazırlandığı süre, avukatın ve müvekkilinin davanın takibine verdiği önem gibi hususlara bağlı olarak değişiklik arz etmektedir. 

Bir davanın ne kadar süreceği konusu kesin olarak söylenememekle birlikte ortalama bir süre öngörülebilmektedir. Örneğin, istinaf mahkemesinde görülen davalar, anayasa mahkemelerinde görülen davalar, tasarrufun iptali davaları, iş davaları ile çekişmeli boşanma davaları ortalama 2 yıl, idari davalar 1 yıl, asliye ceza mahkemelerinde görülen davalar ise 1 ila 2 yıl arası sürebilmektedir. 

Açmak istediğiniz dava ile ilgili süreye ilişkin detaylı bilgi için tarafımıza ulaşabilir ve hukuki destek alabilirsiniz.

Vatandaşlar görülmekte olan davalarının akıbeti hakkında bilgi alabilmek için UYAP Vatandaş Portalına giriş yaparak davaları hakkında güncel bilgi ve belgelere ulaşabilirler. Aynı şekilde, E-Devlet üzerinden de dosya sorgulaması yapılarak dava hakkında güncel bilgilere ulaşım sağlanabilmektedir. Aynı şekilde şahısların davalarının sonuçlanması halinde buna ilişkin karar kendilerinin veya varsa vekillerinin adreslerine tebliğ edilir.